Normandiya Bölgesi

Güzel, çeşitli manzaraları ve zengin tarihi ile Normandiya, Fransa’da mutlaka gezilmesi gereken bölgelerinden biri. Normandiya, Fransa’nın en ünlü turistik yerlerinden Mont-Saint-Michel‘in yanı sıra etkileyici kaleler, görkemli kiliseler ve Rouen gibi pitöresk antik kentlerden birine sahiptir. Honfleur ve Deauville sahil beldeleri yaz aylarında çok popülerdir ve bölgenin kıyı şeridinin, ormanlık alanların ve çayırların doğal güzelliği başlı başına bir cazibe merkezidir. Kanal sahilinde, dramatik kireçtası kayalıkları okyanusa iner, Aşağı Normandiya ise yemyeşil vadiler uzanır.

Bütün bunlarla birlikte Normandiya da 1944 yılında Müttefiklerin iniş yeri olarak bilinir. Bölge boyunca 2. Dünya Savaşı çıkartmalarının izleri vardır.

Normandiya Bölgesi Rotamız

  • 1. Gün

     

    Rouen - Caen

    Paris CDG Havalimanı

    Rouen

    Caen ( Hotel )

  • 2. Gün

    Le Mont Saint Michel & St. Malo

    Le Mont Saint Michel

    St. Malo

     

    2. Gün

  • 3. Gün

     

    Kaçırılmaması gereken yerler

    Etretât

    Honfleur

    Trouville Sur Mer

    Deauville

  • 4. Gün

    Giverny - Monet’nin Evi

    Giverny

    Paris CDG Havalimanı

     

    4. Gün

Tur Detayları

Rouen’in ortaçağ arnavut kaldırımlı sokakları, tarihi atmosferi ve güzel yarı ahşap evleri sizi adeta bir başka çağa götürecek. Muhteşem Gotik kiliseleri ve etkileyici Rouen Katedrali mimarı görkemiyle sizi büyülecek.

Rouen’deki bir başka önemli anıt da Gros-Horloge şehir merkezinde saat kulesi. Turumuzda bu özel saati görüp hikayesini de dinleyeceksiniz.

Rouen’i görülmeye değer yapan bir başka tarihi hikaye de Jean d’Arc ile olan geçmişi. Bu cesur genç kadının yargıçlar önünde durduğu kuleyi ve şehit edildiği noktayı görebilir. Jean d’Arc daha sonra bir aziz oldu ve şimdi onun yenilmez ruhuna adanmış çağdaş bir kilise var.

Gezeceğimiz bir başka şehir ise Caen, Aşağı Normandiya’nın baş kasabası ve Calvados’un deşarjinin başkenti. Şehir  1944’te Müttefik inişlerinde şehrin dörtte üçü tahrip olmasına rağmen, muhteşem kiliseleri neredeyse tamamen zarar görmüştür. Caen’in savaş sırasında yaşadığı acının bir parçası olarak kurulan Caen-Normandiya Anıtı Merkezi, İkinci Dünya Savaşı, D-Day İnişleri ve Normandiya Savaşı‘nın hikayesini anlatıyor.

İkinci gün önemli bir ortaçağ hac yeri olan Mont-Saint-Micheli gezmeye gidiyoruz. Saint Michel dağı Fransa’nın en ünlü ve en göz alıcı yerlerinden biridir. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Saint-Michel Manastırı, denizden 100 metreden fazla yükselen efsanevi bir özelliğe sahiptir. Gotik kuleler cennete doğru uzanıyor gibi görüküyor.

Yüksek gelgit sırasında, Mont Saint-Michel sadece bir yoldan erişilebilen bir adaya dönüşür. Ziyaretimizin en önemli özelliği, 200 metrelik yaya yoluna tırmanmak ve ardından Mont Saint-Michel’in tepesine 350 basamak çıkarak ulaşılan Abbey Kilisesi‘dir. 12. yüzyılda inşa edilen görkemli manastır, sakin bir Romanesk tapınağına ve hayranlık uyandıran bir Gotik koroya sahiptir. Abbey’in batı cephesindeki terasından, ziyaretçiler nefes kesen panoramik manzaraların tadını çıkarabilirler.

Daha sonra rotamızı güzeller güzeli Saint Malo‘ya çeviriyoruz. Şehrin tarihi hikayesini 18. yüzyılda yapılmış Saint Malo surlarında (Les Remparts de Saint Malo) turlayarak dinliyoruz. Daha sonra 17. yüzyılda inşa edilen Fort National‘ı gezip tarihi önemini birlikte keşfediyoruz. Bu kale 2. Dünya Savaşında Naziler tarafından ele geçirilmiş ve üs olarak kullanılmış. Ve daha birçok eski rivayetin ana konusu olmuştur.

Şehrin ana girişi kapısı olan St. Vincent Kapısından içeri girdiğiniz andan itibaren kendinizi dükkanların, restoranların ve kafelerin ortasında buluyorsunuz. Burada bir mola verip bir şeyler yiyoruz. Daha sonra kapının hemen yakınında yer alan 13. yüzyılda inşa edilen gotik yapısıyla ünlü olan Vincent Katedralini geziyoruz.

Saint-Malo’da Gezilecek Yerler içerisinde olan kumsallar ve adacıklar apayrı bir güzelliktedir. Masmavi deniz, birçok kayalık ve yürüme mesafesinde olan bu adalar sizin tarafınızdan keşfedilmeyi bekliyor.

Popüler sahil şehri Étretat, muhteşem beyaz kireçtası kayalıkların eteklerinde Normandy’nin pitöresk Côte d’Albâtre sahil şeridinde yer almaktadır. Uçurumlar 90 metre yüksekliğe ulaşır ve tepeden baktığınızda panoramik manzaralar bu şehri özel yapar.

Étretat’nın sahillerinde güneşlenmek için fransızların vazgeçilmezlerindendir. Bununla birlikte şehir okyanus’a yakın olduğu için taze deniz ürünlerinden tatmanızı şiddetle öneririz.

Étretat’da çok hoş Belle Epoque Villaları sizi büyüleyecek. Yazar Guy de Maupassant da bu şehirde yaşamıştı. Turumuzda evini göreceğiz.

Daha sonra Honfleur’ü gezmek için yola çıkıyoruz. Pitöresk eski limanıyla Honfleur, Normandiya’daki en büyüleyici kasabalardan biridir. Le Havre’ye yaklaşık 25 kilometre uzaklıkta bulunan şehir, antika Arnavut kaldırımlı sokaklara ve birçok pitöresk yarı ahşap evlere sahiptir. Eski deniz limanı limanı, 16. yüzyılda Kanada’ya sefer yapan denizciler tarafından kullanıldı. Limanı birlikte gezdikten sonra arzu ederseniz eski limanda taze balık ürünleri yiyebileceksiniz.

Lüks sahil beldesi Deauville ve Trouville, Normandiya’daki en büyük ve en popüler turistik yerlerdendir. Onun güzel deniz kenarı kumlu plajı ve sahil yürüyüşleri kesinlikle yaşanması gereken güzel bir deneyimdir. Akşamüstü sık butiklerde alışveriş yapmak ya da Deauville’in şık restoranlarından birinde yemek yemenin tadını çıkarabilirsiniz. Deauville ve Trouville pariziyenlerin sık sık geldiği cazibe limanlarıdır.

Monet’in Bahçesi, Empresyonist sanatın aşıkları için mutlaka görülmesi gereken bir yerdir. Claude Monet’in eski evi Giverny, kırsal bölgedeki Paris’e arabayla yaklaşık 1 saatlik mesafede güzel bir tesistir. Evin büyüsü güzel bahçeler ile birleşince ortaya muhteşem fotoğraflar ortaya çıkıyor. Canlı çiçek bahçesi bir zevk ve ünlü su bahçesi Japon köprüsü ve nilüfer göleti yemyeşil ağlayan söğüt ağaçları ile çevrilidir. Monet, bahçesinin farklı yönlerini boyamak için uzun yıllar ayırdı; Sudaki değişken yansımalardan ve aydınlatmaların gün boyunca manzarayı nasıl değiştirdiğinden ilham aldı. Ziyaretçiler Monet Bahçesini gezebilir ve özellikle Monet’in boyadığı “Su zambakları” resimleri gibi farklı unsurları tanıyacaktır.